Çok mu Şey İstiyorum / Ömer Teoman
Yazar Administrator   
Monday, 22 September 2008
Sample Image   Çok mu Şey İstiyorum? HTML clipboard

Hakların alınması noktasında, gerçek anlamda birlik olmanın ne kadar önemli olduğu ve buna ne kadar ihtiyaç duyulduğu şimdi daha da belirgin. Evet, bu kolay değil. Temsili haklar konusu, Batılı ülkelerde belki yüz yıl önce yerleştirilmiş bir bilinçken, bizde üç beş yıllık bir geçmişe sahip.

-Sen kimden yanasın;' dedim. "Tabi ki sizden. Ama buna alışık değiliz;' dedi, uzun :zamandır tanıdığım Bodrumlu bir işletmeci dostum. "Niye yadırgıyorsun;' dedim bu durumu. "Bunca senedir kazancına yardımcı olmuş insanlara, kazancının bir kısmını geri ödemek bu kadar mı zor geliyor..?" Duruma hiç bu açıdan bakmadığı çok belliydi. "Evet alışmalıyız yavaş yavaş;' dedi. Çok mutlu değildi.

Yaklaşık iki yıl önce Feyyaz Kuruş beni arayıp "Seçim için hazırlanan listede yönetim kurulu yedek listesinde yer alır mısın;' dediğinde, hiç de hevesli olmadım açıkçası bu iş için. Çoğu zaman eleştirdiğim,suçladığım bir camianın meslek birliklerinin birinde yönetici olmak, başlı başına bir çelişkiydi. Muhalif olmaktan başka ne yapabilirdim ki? ''Ama beni bir stajyer, bir öğrenci gibi görecekseniz varım;"" dedim. .merak ediyordum bu tozun dumanın arkasıda ne olup bittiğini.

Daha ilk yönetim kurulu toplantısında karşılaştığım MSG - MESAM anlaşmazlığı aslında ne kadar haklı olduğumu gösterdi bana. Mahkemeler, soruşturmalar, karşılıklı anlaşmazlıklar.. .

Yurt dışında ki konfederasyonlar gözünde kaybedilmiş itibar ve güven. Tam bir kaos. Gerçek sorunlar dağ gibi dururken, tüm üretenler haklarını alamazlarken ve bu özel insanlar çözüm beklerken, neyin kavgasıydı bu?

Acı bir tebessüm ile ayrıldım o gün binadan.

Zaman geçti. Sektörün içinde bulunduğu büyük kriz, büyük çöküş, herkesin uyanmasını sağladı. Kavga politikaları yerini birlikte çözüm üretme politikalarına bırakmaya başladı Daha doğrusu bunun bir zorunluluk olduğunun farkına varıldı. Bu doğrultuda MÜ- YAP Başkanı Sayın Bülent Forta'nın da büyük katkılarıyla ilk kez bir araya gelen dört meslek birliği, aralarındaki bütün anlaşmazlıkları bir tarafa bırakarak, ortak bir duruş, ortak bir mücadele zemini oluşturma gayreti içine girmeye karar verdiler. Bu, Türkiye'nin çok da alışık olmadığı bir durumdu.

MÜ- YAP, MSG, MESAM ve MÜYORBİR, ortak söylem, ortak lisanslama, ortak veri tabanı ve en önemlisi ortak eylem planlarını hayata geçirmeye başladılar.

Hakların alınması noktasında, gerçek anlamda birlik olmanın ne kadar önemli olduğu ve buna ne kadar ihtiyaç duyulduğu şimdi daha da belirgin. Evet, bu kolay değil. Temsili haklar konusu, Batılı ülkelerde belki yüz yıl önce yerleştirilmiş bir bilinçken, bizde üç beş yıllık bir geçmişe sahip. Bütün bilgi eksikliğine, işletmelerin olanca direniş ve itirazlarına karşın, bu alandaki hakların alınması savaşında, tek tek yapılan mücadelenin geçmişte ne kadar yol alabildiği ortada. Şimdi bir umut var. Sadece bu ortak hareketin yakaladığı ivme bile, bu sene lisanslanan işletme sayısını ciddi anlamda arttırmıştır. Telif haklarını hala hiçe sayan zihniyetlerin karşısında parçalanmış bir camia değil, birlik olmuş, tek yürek olmuş ve tek lisanı konuşan bir güç olarak duruyoruz artık. Ve bu daha başlangıç. Bu adımlar çok kısa zaman içinde meyvelerini verecek. Kimsenin
şüphesi olmasın.

Internet üzerinden sağlanan kopyalama imkanları, kopya CD üreticilerinin bile batmasına neden olmuşken, üreticilerin yasal satışlardaki gerilemesi ve eser sahiplerinin buna bağlı olarak gelir kaybetmesi bir dünya meselesidir. Bu alandaki mücadele çok daha çetin ve zor olacaktır. Burada da teknolojik savaş verilirken, aynı anda tüketicilerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Çoğu zaman şikayetçi oldukları kalite ve nitelik problemlerinin, eser sahiplerinin ve yapımcıların gelir kaybından dolayı başka alanlara konsantre olmaları yüzünden oluştuğunu görmeleri gerekmektedir. Bu konuda da dört meslek birliği projeler üretmeye başlamıştır.

İşte şimdi gelinen noktada, bunca toz duman arasından ortak bir duruşun çıkması ve gün geçtikçe güçlenerek yürüme azmi, iki yıl önce acı bir gülümsemeyle çıktığım o binaya koşarak gitmemi sağlıyor.

Sevgili Bülent Başkan, sevgili Garo Başkan, sevgili Ali Rıza Başkan ve sevgili Ali Başkan sevgilerimi, teşekkürlerimi kabul edin lütfen. Her Meslek Birlikleri Ortak Yönetim Kurulu toplantısına, ayrı bir heyecanla katılıyorum. Her yeni alınan kararın, hakları yenmiş onca insanın yüzüne bir nebze umut ışığı tuttuğunu görmeyi istiyorum. Bu ortaklığı, bu ortak duruşu, gördüğüm, ilişkide olduğum her insana bağıra bağıra anlatmak istiyorum. Haklarını düzenli ve adil bir biçimde elde eden eser sahiplerinin, üzerlerindeki toprağı atıp tekrar güzellikler üretmelerini istiyorum.

Bodrum'daki işletme sahibi dostumun, hak ettiklerinin peşinde olan insanlara bir an önce alışmasını istiyorum.

Ve bundan mutluluk duymasını istiyorum.

Herkesi kucaklıyorum.

Ömer Teoman

Yönetim kurul üyesi

Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği

Son Güncelleme ( Monday, 22 September 2008 )